Seni Özlüyoruz
Seni Özlüyoruz...
  Site Menüsü
09.09.2010 08:25

  Giris
Kullanıcı Adı

Şifre

Yeni Kayıt

  Şair Ergin GÜNÇE

  Üye Linkleri
 
  Site İstatistiği
Tekil Hit
Bugün : 16
Dün : 23
Toplam : 46359
Çoğul Hit
Bugün : 139
Dün : 351
Toplam : 365977
  Çağşad'a Çağrı/ şiir ( H ü r d e m i )

şiir için lütfen tıklayınız...

  Dünyanın En Eski Aşk Şiiri Tableti
Dünyanın en eski AŞK ŞİİRİ tableti
  B a n n e r

Yenicagsad.com banner 

Bannerimizi sitenize ekleyebilirsiniz.


Köşe Yazıları


Habibe Ağaçdelen
eyriboyun@windowslive.com

Zamanı Kalbinden Vurmak



“ Kitap çıkarmak için büyük bir yayınevi arıyorsanız ve “KİTAP ÇIKARMAKTAN ÇOK, TANITIM ÖNEMLİ” diyorsanız doğru adrese geldiniz.”
Bildik bir yayın evinin ve daha nicelerinin yaptıkları ilandan sadece bir bölümdür yazdığım.


Bu piyasada genelde popülist yazar ve şairleri görmek canımı yakıyor. Dahası eline kalem alan herkesin kendini yazar-şair zannetmesi. İşin en kötü yanı ise bu kişilerin büyük bir çoğunun yaptığından bir haber kendilerini çok iyi zannetmeleri. Buna en çokta işte böyle yayın evleri sebep oluyor. Zannediyorlar ki satacak kitapları, zannediyorlar ki okunacak. Dönüp baksalar ilk önce, bakalım kütüphanelerinde kaç tane yazdıkları gibi bir eser var ve baksalar kitapçılara kendi eserleri gibileri hala bilmem kaçıncı basımda mı?


Her şeyden öte Edebiyat adına hepimiz zamanın neresindeyiz bilirler mi? Edebi yaşamın içinde olan genel unsurlar nelerdir haberleri var mı?
Haddim mi bilmem ama yine de bu konuları açmak istiyorum. İyi ki güzel yazan yazarlarımız var(mış) ve iyi ki de öğreniyorum.


Yazılı basının dağıtımı, pazarlanması ve reklâm payı, dolayısı ile tirajlarına bağlı etkileri. Edebiyat aydınlarının, araştırmacılarının etkin varlıkları ve devlet-edebiyat dünyası arasındaki etkileri. En küçüğünden en büyüğüne yazar ve şair camiası, kalemlerin gücü. Kendilerini aşıp devlet ve devir üzerinde gösterebildikleri marjinal etkinlikleri.


Ortaya çıkan eserin, dili, hitabı ve imlası, konusu - ana fikri, mesajı, yorumları ve yine mekân ve zamana bağlı olarak sosyal ve milli kültürdeki değişimleri yansıtması, bunlara karşı duruşu, illa ki orijinalliği çok önemlidir.


Yazar, edebi hayatı, yazarlık ile geçinip geçinemediği, karakteri, sağlığı hatta ve hatta etnik değişimleri, fikirleri ve özel yaşamı, içinde bulunduğu mekân ve zamana bağlı olarak eserlerine yansımakta, eserlerinin güncelliğini ve kalitesini değiştirmektedir.


Toplum, sosyal birliktelikten meydana gelen olgular bütünüdür. Aileden, şehre kadar, işçiden fabrikatöre kadar ve bu grupların üretim ve tüketim gücü ile birlikte iç ve dış siyasi oluşumlar. Bunların toplumsal kültür üzerindeki yapıcı ve yıkıcı baskıları ve etkin şekilde kurulmuş iletişim ağları ( ki günümüzde edebi yaşam adına çok önemlidir).


Okur, ne kadar konu olur açıkçası düşünmekteyim. Okuyucu toplulukları: Daha çok para ile satın alarak okuyanlar, kütüphanelerin etkinliğini tam bilmemek ile birlikte, internet üzerinde ki okur kitlesinin de yadsınmaması gerektiğini düşünüyorum. Diğer taraftan Edebi eserlerin konusunun güncelliği de okur üzerinde etkisi çok büyüktür.


Milli varlığın, tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yarattığı bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünüdür kültür. Edebi anlamda, bu kavramın yansıması olarak, sosyal edinimler, sosyal kabuller, değerler, alışkanlıklar ve toplumsal davranış biçimleri olarak düşünülmelidir. Bu oluşumların tek tek yazar tarafından iyi algılanması, zamana, mekâna bağlı kalarak iyi araştırılması ve aktarılması gerekmektedir.


Edebi esere yansıyan, sosyal birimler ve dilimler arasındaki değişimler, aldıkları etkilerdir kültürel etkileşim/değişim... Bu değişim ve etkilerin olumlu - olumsuz yönleri. Yazarın ve eserin bu sistem içindeki yapıcı ve yıkıcı rolü çok önemlidir...


Telif hakları ve ücreti, reklâm ücretleri, baskı-dizgi masrafları, bunları etkileyen yan fiyat dalgalanmaları (kâğıt gibi) . İmza günleri, fuarlar, ilanlar v.s… Edebiyat yaşamının basın ve yayın ayağıdır bunlar.


Edebi yaşamın içinde olan eserlerden hiçbiri ve yazarlar asla zamandan soyutlanamazlar. En büyük besin kanalı ve can damarıdır zaman. Düzyazının anaçlığında beslediği eserler, hatta bireysel eser olarak düşünülen şiirler bile zamanın sosyal kabullerini ve dalgalanmalarını yansıtmak zorundadır. Bu ana temalar ilmek ilmek işlenmelidir satır aralarına.


Günümüzde ki özellikle 1960’lı yıllardan sonra ortaya çıkan yazar-şair enflasyonuyla sanırım bazı detayların suyunu çıkarttık. Bunu yaparken neler hayal etmiş olsak da kendimizi aşamadıktan sonra gücümüz sadece zamanı kalbinden vurmaya yetti. Siyasi çekinceler, kişisel bencillikler ya da tam tersi iyi, etkin ve sivri kalemlerim köşeye çekilmesi, sindirilmesi… Bence bu suçta hepimizin parmak izi var.


Eski kitaplardan aldığım sıcaklığı şimdikilerden alamıyorum, sanırım zamanın gereğini yaşıyorum.


Zamanın ruhunu söndürdük ve kalbini yaraladık, bize meme vermiyor, ak sütüyle beslemiyor artık. Gözümüze, gönlümüze su yerine kan serpiyor. Hem Edebiyat adına kendisi kanıyor hem de bizi kanatıyor. Zamanı yakalamak şöyle dursun, eski özenticiliği ve eskiye yeni kılıf uydurmanın ötesine geçemeyen Edebi Yaşam, sosyal kabullerin ve Edebiyat Dünyasının gerisine düşürülmüş, ya pasifize olmuş ya da bazı zümrelere ve oyunlara alet olarak yol bulmuştur.


Ya edebiyatı edebiyle yapalım ya da zamanı yaralamaktan vazgeçelim. Gelecek kuşaklar yazdıklarımızdan ne alacaklar acaba, içinde yaşadığımız toplum ve kültüre edebi sanat olarak ne verebiliyoruz? Kaç kere düşünüp, kaç gece başımızı yastığa rahat koyduk ve uyuduk? Yoksa ellerimizle sosyal kabullerimizin yok etmeye başlayarak milli varlığımızı hatta ve hatta tamamen toplumsal özelliklerimizi(ırk) asimile edebileceğimizin farkında değil miyiz acaba?


Sanatsal değerlerin kargaşa ve edebi terör için var olması mümkün mü? Edebi eserler mevcut sosyal ve ilmi kabulleri birleştirip, bütünleştirici olamıyor ve zamanı en canlı şekilde yaşatamıyor ise gün ortasında gölgesiz ve çıplak kalmışsak, elimizdeki eserin, zamanı kalbinden yaralayan bir silahtan öte nedir ki hükmü?


Edebiyatı zaman içinde ilim olarak almamaktan ve sanatın kollarını kırıp yem yapmaktan ötürüdür bunlar. Her yiğidin harcı değildir yazmak, okumak ve anlamak. Bizler ki daha ana fikir çözümlemesini bilemeyen, edebi eserin yorumlamasından bir haber olan (gerçek yorumcu anlamında) edebiyatın zavallı bebekleri, ahkâm kesmek neyimize. Neyimize zamanı kalbinden vurmak? Bu dağları bizler yaratmadık


Yüreğimin sesi olarak tek temennimi, Sait Faik Abasıyanık’ın sözleriyle bitirmek istiyorum.


“ Bu böyle bin dokuz yüz bilmem kaça kadar sürüp gidecektir. Ve yine bin dokuz yüz bilmem kaçta kitap bastırmak, yazı yazmak takatinden mahrum nalları dikeceksinizdir. Ve yine bin dokuz yüz bilmem kaçta sizi kimseler hatırlamayacaktır. Yaşasın Edebiyat! “*

__ Zamanın kalbini sarmak istiyorum.



Habibe Ağaçdelen



14.10.2009 21:46      628 okuma.

   Yazarın bütün yazıları :

  • Şiir-Şair ve Politika    09.04.2009
  • UMUT KUYUSU    27.05.2009
  • Şiirin Çilesi.    10.06.2009
  • Şiirin Çilesi.    10.06.2009
  • Zamanı Kalbinden Vurmak    14.10.2009
  • Şiir ve Sanat    08.07.2010
  •   Editörden

    F. Oktay / M.Doğan

    Gündemimiz

      Söyleşi

     

    Ahmet İNAM-Ersin YILANCI

    Söyleşi için tıklayınız

      Dost Site Linkleri

    akashazone.com

    Antolojide Biz

    merihli.com

    edebiyata.com 

    siirakademisi.com

    edebiyatdefteri.com

    forumedebiyat.com

    kemalozer.net

    yazimhane.com

      7/ 24 Üye Destek

    Derneğimiz hakkındaki
    soru ve görüşleriniz için


    Tıklayınız...

      " Deli Rakkase " Habibe Ağaçdelen
    Tasarım ve Yazılım Orden Bilişim
    www.cagsad.com
    Her Hakkı Saklıdır. Copyright © 2007

    Sitemizi 0 kişi ziyaret etmiştir.




    Sitemizde yer alan yazı ve şiirlerin telif hakları yazarlarına aittir. Yayınlanan yazı ve şiirlerin içeriğinden Derneğimiz sorumlu değildir.




    A.İLHAN ŞİİR ÖDÜLÜ İÇİN TIKLAYINIZ...
    W.B.YeatsYosa BusonWilliam Shakespeare
    Su Tung PoThomas MooreVoltaire
    Sarojini NaiduStephane MallarmeShimazaki Toson(1)
    Rudyard KiplingSant TukaramSarah Teasdale
    Paul EluardPaul ValeryRoald Dahl
    Matsuo BashoMuhammed IkbalOmer Hayyam
    M.A.KuzminM.Y.LermontovMark Twain
    Jean CocteauJohn WilmotJRR Tolkien
    Guillaume ApollinaireH.W.LongfellowIngeborg Bachmann
    Federico Garcia LorcaGeorge CanningGoethe
    Dorothy ParkerE.B.BrowningEzra Pound
    Amy LowellA.S.PushkinAnais Nin
    GazaliBertold BrechtAndre Breton
    Dylan ThomasCharles BukowskiCarl Sandburg
    Elizabeth BishopLawrence DurrellEdgar Allan Poe
    Langston HughesGwendolyn BrooksEmily Dickinson
    Ted HughesSylvia PlathOgden Nash
    William ShakespeareWalt WhitmanWilliam Blake